İçeriğe atla

2 Temmuz 2011

Yağmur

       Samsunda bir yaz günü. Ama dışarda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor. Belki inanması güç ama yağmura hayranlığım beni samsuna çekiyor sanki. Günde 4 mevsimi yaşayabileceğiniz enfes bir şehir samsun. Özellikle şehrin boğucu gürültüsü ve havasından uzak bir yerinde oturuyorsanız… Hele bir de çayınızı demlemişseniz… Çalışma masanızı tam pencerenin önüne yerleştirirsiniz,camı da açarsınız. Camdan yağmurun,toprağın kokusu hafifçe süzülüp içeri dolar. Bir bardak demli çayınızın kokusu ile karışır ve sizi doğanın o enfes kokusuyla başbaşa bırakır. Karşınızdaki ağaçların içinde yağmurda oynaşan kuşlara rastlarsınız. Yağmurdan ne kaçarlar ne de direk altında ıslanırlar. küçüklü büyüklü birçok kuş yağmurun altında bir o ağaca bir bu ağaca uçuşup dururlar. Kendinizi kaptırırsınız toprağın gizemli kokusuna. Ağaçların altına saklanmaya çalışan kedileri buluverirsiniz kendinizi. Kediler sanki keyfini çıkarıyordur bu güzel atmosferin. Bir ağacın altına oturmuş ve birbirine iyice sokulmuş öylece yağmuru izleyen kediler çeker dikkatinizi. Yavru kedi ise yağmurun altında kardeşi ile oynaşıyordur. Derken yağmur sakinleşmeye başlar ve yağmurdan saklanan hayvanlar yavaş yavaş ortaya çıkarlar. Artık temizlik vakti gelmiştir. kediler tüylerini temizlemeye başlarlar. Havanın yavaş yavaş serinlemeye başladığını hissedersiniz ama büyülenmişçesine pencereden etrafı izlemeye devam etmekten alıkoyamazsınız kendinizi. içinizi tarifsiz bir huzur kaplar. derken komşu evlerden balkonlarına koşuşturanları görürsünüz. Acelleyle çamaşırlarını toplayanlar mı istersiniz akşamki çay sefasından kalma kilimleri kaldıranları mı istersiniz,balkonlarına konan kuşlarla oynamak isteyen çocukları mı istersiniz yoksa sadece yağmuru hayranlıkla izleyenler mi… Sanki ortayaş ve üzerinde faklı bir duygu uyandırıyor izlenimine kapılırsınız. çünkü onlar bir değişik bakar yağmurlu camlardan… Yılların yorgunluğu yerini buruk bir sevince bırakır ve gözlerinde hafif bir gülümseme belirir. bazılarında ise uzaklara dikilmiş sanki su gibi akan yıllara hüzünle bakan gözler vardır. rüzgarın serinlemesiyle iyice üşüdüğünüzü hissedersiniz. yağmur sanki kulağınıza en sevdiğiniz şarkıyı fıslıdıyor gibi hissedersiniz ve derin derin hayallere dalarsınız. derken bir gök gürültüsüyle irkilirsiniz ve gerçek hayata dönersiniz. yağmur yavaş yavaş dinlemeye başlar. şehir yavaşça eski hareketliliğine dönmeye başlar. araba kornaları trefiğin gürültüsü ve sokakların oynaşan çocuk sesleri ile doluşunu farkedersiniz ve o büyülü atmosferden istemeyerek te olsa uzaklaşırsınız…

23.08.07 M.Bozkurt

Daha Fazla Genel

Share your thoughts, post a comment.

(required)
(required)

Note: HTML is allowed. Your email address will never be published.

Subscribe to comments