İçeriğe atla

24 Nisan 2011

Eğer konuşmazsan, seni yerim Hüseyin!

 

Resme baktığınızda sadece portakal görüyorsunuz belki ama bu portakal sadece portakal değil :) Neyse geçelim hikayeye.

Asıl kahramanımız portakal değil, komşu kızı Sevgi. Kendisi 3 yaşında, inatçı, asabi,kimi zaman hırçın kimi zaman asi ama genelde sıcacık kalbiyle hayatı anlamaya çalışan, yaratıcı zekaya sahip ismi gibi sevgi dolu bir çocuk. Hırçınlığı genelde onun iyiliğine olan ama sevmediği şeylere. Sevmediği şeyler arasında meyveler de var tabi :) Peki bunu hikaye yapan ne?

Sevginin meyveleri sevmediğini portakal soyarken farketmiştim ama o an canı istemediğini düşünmüştüm. Sonra elma,muz derken meyvelere karşı düşmanca bi tavrı olduğunu farketmemle başladı hikaye. Olayı farkettikten sonra acaba meyveyi nasıl sevdirebilirim diye düşünürken resimde gördüğünüz Hüseyin kardeş geldi aklıma.

Mutfağa en şeker halini takınıp “Abiii çizgi film bittii yenisini açalım mıı” diyerek geldi :) cevap vermediğimde ne yaptığımı merak ederek usulca yanıma sokulunca “Hüseyinin saçlarını kesiyorum görmek ister misin” dediğimde kolumun altından kafasını sokarak portakalı görünce attığı kahkaha hala kulaklarımda :)

-Abii bu neee?

-Hüseyin

-Hayır bu portakal!

-Ne portakalı bu Hüseyin

-Yaaa nasıl oluyo yaa

-Canım istersen sen Hüseyin ile konuş ben telefona bakıp geleyim

-Bu konuşur mu ki?

-Önce bi dene, eğer konuşmazsa seni yerim dersin :)

-Hmmm

Sonrasında Hüseyin ile Sevgiyi bi süre yalnız bırakıp sadece ne olacağını merak ettim. İlk başta portakalla konuşmayı denedi tabi :) Birkaç dakika sonra geldiğimde “Bu konuşmadı hadi bunu yiyelim” dediğinde ilk başta şaşırmadım desem yalan olur :) Sonrasında oturup beraber portakalla başlayan ve çeşitli meyveleri yemekle devam eden hoş bir sohbetimiz oldu. Yanına yeni bir Hüseyin de alarak eve döndüğünde şaşıran ailesine Hüseyin’in hikayesini anlattığında babasının kurduğu cümle tam olarak şuydu. “Biz meyve sevdirmeyi yanlış yollar kullanarak denemişiz..”

Sonuç olarak “Çoçuğum iyi beslensin, iyi giyinsin, iyi bir eğitim alsın istiyorum” diyor bilinçli aileler. Buraya kadar yanlış değil, ama eksik. Nedenine gelince; insanlar sadece etten kemikten mi oluşur? Cevabın hayır olduğunu biliyoruz peki bizim atladığımız nokta ne? Çocuk gelişiminde vitaminlerin önemini inkar edemeyiz tabi. Ama onları sevgi ile büyütmenin rolü daha önemli değil mi? Ruhun vitamini de aslında sevgi değil mi? Çok fazla soru oldu farkındayım ama çocuklarımızı besleyip büyütürken sevgiden geçmeyen tüm yollar eksik, tüm yollar yarım değil mi…

 

Daha Fazla Genel

Share your thoughts, post a comment.

(required)
(required)

Note: HTML is allowed. Your email address will never be published.

Subscribe to comments